Döviz geliri bulunan şirketler açısından Türk lirasına dönüşüm kararı; işletme sermayesini, finansman ihtiyacını ve kur riskini doğrudan etkiler. Döviz Dönüşüm Desteği (DDD), belirli nitelikteki yurt dışı kaynaklı dövizlerin banka aracılığıyla Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına (TCMB) satılması karşılığında şirketlere ilave ödeme sağlayan bir mekanizmadır.
1 Ekim 2026 itibarıyla uygulamada önemli bir değişiklik yapılmıştır. Önceki dönemde aranan bir ay boyunca döviz almama taahhüdünün yerini döviz pozisyonu şartı almış; destek kapsamında yapılabilecek satışlar, şirketin faaliyet kârı ve işgücü maliyeti üzerinden hesaplanan katma değer limitiyle ilişkilendirilmiştir. Aracı ihracatçılar üzerinden ihracata katılan tedarikçi ve imalatçılar bakımından da destekten yararlanma imkânı güçlendirilmiştir. Bu nedenle yeni dönemde şirketlerin yalnızca destek oranını dikkate almaları yeterli değildir. Dövizin kaynağı, şirketin hazır döviz varlıkları, kullanılabilir satış limiti, belge düzeni ve yakın vadeli ödeme planı birlikte değerlendirilmelidir.
Döviz dönüşüm desteği, uygulama kapsamındaki yurt dışı kaynaklı dövizlerin aracı banka kanalıyla TCMB’ye satılması üzerine hesaplanan nakdi destektir. Şirketin bankada döviz bozdurması, tek başına destek hakkı doğurmaz. İşlemin destek kapsamında gerçekleştirilmesi, dövizin uygun kaynaktan elde edilmesi, gerekli belgelerin sunulması ve şirketin pozisyon ile limit koşullarını karşılaması gerekir.
Uygulamanın temel dayanağı 2023/5 sayılı Tebliğdir. Yeni dönemin çerçevesi 2026/11 sayılı değişiklik Tebliğiyle oluşturulmuş; operasyonel ayrıntılar ise 1 Ekim 2026 tarihli TCMB Uygulama Talimatında düzenlenmiştir.
3 Ekim 2026 itibarıyla destek oranı %3’tür. Bu oran, 31 Ocak 2027 tarihi dâhil olmak üzere uygulanmaktadır. Tebliğdeki temel oran %2 olup %3 uygulaması geçici düzenlemeye dayanmaktadır. Dolayısıyla sonraki işlemler için oran, işlem tarihinde yeniden kontrol edilmelidir. Destek hesabında şirketin herhangi bir bankadan aldığı döviz alış fiyatı kullanılmaz. Uygulama Talimatına göre dönüşüm kuru, dövizin Türk lirasına çevrildiği gün TCMB tarafından saat 11.00’de ilan edilen döviz alış kurudur.
Hesaplama şöyledir:
Destek tutarı = Destek kapsamındaki döviz satış tutarı × Dönüşüm kuru × Destek oranı
Bir şirketin bütün uygunluk koşullarını sağladığını ve 100.000 ABD dolarını destek kapsamında TCMB’ye sattığını varsayalım. İşlem günündeki dönüşüm kuru, yalnızca örnek amacıyla 45 TL kabul edilsin.
| Açıklama | Tutar |
|---|---|
| Destek kapsamındaki döviz satışı | 100.000 USD |
| Varsayımsal dönüşüm kuru | 45 TL |
| Dövizin Türk lirası karşılığı | 4.500.000 TL |
| Destek oranı | %3 |
| Hesaplanan destek | 135.000 TL |
| Komisyon öncesi toplam tutar | 4.635.000 TL |
Buradaki 135.000 TL, dövizin satış bedelinden ayrı bir destek geliridir. Şirketin net ekonomik faydası hesaplanırken banka komisyonu, vergisel etki ve sonradan doğabilecek döviz ihtiyacı da dikkate alınmalıdır.
Uygulama Talimatında firmalar; bankalar ve TCMB tarafından belirlenen diğer mali kuruluşlar hariç, Türkiye’de kanuni yerleşim yeri bulunan tüzel kişiliğe sahip firmalar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle gerçek kişi işletmeleri, yalnızca ihracat yaptıkları gerekçesiyle bu tanım kapsamında değerlendirilmemelidir.
Destek kapsamındaki yurt dışı kaynaklı dövizler temel olarak şunlardır:
"32 sayılı Kararda tanımlanan kıymetli madenlerin ihracından kaynaklanan dövizler kapsam dışında tutulmuştur."
Yurt dışından gelen her para, destek kapsamındaki döviz geliri değildir. Sermaye transferi, kredi, ortak borcu veya grup içi finansman hareketi; ihracat ya da döviz kazandırıcı hizmet geliriyle aynı hukuki niteliğe sahip değildir. Banka transferinin açıklaması kadar, işlemin sözleşme ve fatura dayanağı da önem taşır. TCMB’ye doğrudan satılabilecek para birimleri ABD Doları, Euro ve İngiliz Sterlinidir. TCMB’nin alım satıma konu ettiği diğer para birimleri ise aracı banka tarafından bu üç para biriminden birine dönüştürülerek satışa konu edilir.
1 Ekim 2026’dan itibaren destekten yararlanmak isteyen firmaların döviz pozisyonu oranı %10’u aşmamalıdır. Oranın tam olarak %10 olması, bu koşul bakımından uygundur. %10’un üzerindeki oranlar ise destekten yararlanmaya engeldir.
Hesaplama şu şekildedir:
Döviz pozisyonu oranı = Hazır döviz varlıklarının TL karşılığı / Net satış hasılatı ile aktif toplamından büyük olan tutar
Bu hesaplama, şirketin döviz varlıklarından bütün döviz borçlarının çıkarıldığı klasik bir net döviz pozisyonu hesabı değildir. Talimatın Ek-C formunda belirtilen kalemler esas alınır.
Formdaki hesaplamaya göre aşağıdaki kalemlerin döviz ve altın kapsamındaki tutarları dikkate alınır:
Verilen çekler ve ödeme emirleri bu toplamdan düşülür.
Ticari alacaklar, formda ayrı bir başlık olarak yer alsa da hazır döviz varlıkları toplamına ilişkin formüle dâhil değildir. Aynı şekilde döviz kredileri ve ticari borçlar da bu formülde genel bir mahsup kalemi olarak kullanılmaz. Bu ayrım, özellikle yüksek döviz borcu bulunduğu için kendisini otomatik olarak uygun gören şirketler açısından önemlidir.
Hazır döviz ve altın varlıkları, formun düzenlendiği tarihteki bakiyeler üzerinden belirlenir. Ancak bu varlıkların TL karşılıkları hesaplanırken:
kullanılır. Dövize veya altına endeksli varlık ve yükümlülükler de form açıklamalarına göre değerlendirilir.
Paydada ise Gelir İdaresi Başkanlığına verilen yıllık beyannamelerde raporlanan en güncel yıl sonu bilançosunun aktif toplamı ile aynı beyannamedeki yıllık net satış hasılatından büyük olan tutar esas alınır.
Dolayısıyla destek tutarının hesaplandığı dönüşüm kuru ile pozisyon formunda kullanılan değerleme kuru birbirinden farklıdır.
Bir şirketin Ek-C kurallarına göre belirlenmiş verileri şöyle olsun:
| Açıklama | Tutar |
|---|---|
| Hazır döviz varlıklarının TL karşılığı | 8.000.000 TL |
| En güncel yıllık net satış hasılatı | 120.000.000 TL |
| En güncel yıl sonu aktif toplamı | 90.000.000 TL |
| Hesaplamada kullanılacak payda | 120.000.000 TL |
Döviz pozisyonu oranı = 8.000.000 / 120.000.000 = %6,67
Şirket, döviz pozisyonu koşulunu sağlamaktadır.
Hazır döviz varlıkları 13.000.000 TL olsaydı oran %10,83’e çıkacak ve şirket bu koşulu sağlayamayacaktı. Şirketin ayrıca döviz kredisi bulunması, bu kredi tutarının formülde hazır döviz varlıklarından doğrudan düşülmesini sağlamaz.
Döviz Pozisyonu Bildirim Formu, SMMM veya YMM tarafından hazırlanır; meslek mensubu ve firma tarafından onaylanarak aracı bankaya sunulur. Formun ekinde, meslek mensubunun bağlı olduğu odanın çalışanlar listesine kayıtlı olduğunu gösteren Faaliyet Belgesi bulunmalıdır. Faaliyet Belgesinin aslının bankaya ibrazından itibaren üç ay içinde, aynı meslek mensubu tarafından hazırlanıp onaylanan diğer formlar için aynı belgenin ibrazı yeterlidir. Pozisyon formu ise düzenleme tarihinden itibaren 15 gün süreyle geçerlidir. Bu süre içinde aynı form kapsamında birden fazla işlem yapılabilir. Banka, her başvuruda koşulları kontrol eder.
Şirket açısından yapılması gereken hazırlık, yalnızca işlem bankasının hesap ekstresini mali müşavire göndermek değildir. Diğer bankalar, yurt dışı hesaplar, kasa, menkul kıymetler ve ilişkili taraf alacakları da hesaba dâhil olabilecek şekilde eksiksiz bildirilmelidir.
Yeni dönemde şirketin destek kapsamında satabileceği dövizin TL karşılığı, TCMB tarafından hesaplanan firma satış limitiyle sınırlandırılmıştır.
Bu limitin temelini oluşturan katma değer hesabı şöyledir:
Katma değer = Pozitif faaliyet kârı + 12 aylık işgücü maliyeti
Faaliyet kârında şirketin Gelir İdaresi Başkanlığına beyan ettiği tutar esas alınır. İşgücü maliyeti ise SGK’ya bildirilen, sigorta primi hesabına esas maaş ve ücret ödemeleri ile çalışanlar adına ödenen sosyal güvenlik primi tutarlarının toplamından oluşur.
Buradaki kâr, dönem net kârı veya kurumlar vergisi matrahı değildir. Şirket zarar etmişse negatif faaliyet kârı, işgücü maliyetinden düşülmez; hesaplamada yalnızca işgücü maliyeti dikkate alınır. Bu nedenle zarar eden bir şirketin destekten yararlanması bütünüyle engellenmiş değildir.
TCMB’nin hesaplamada esas aldığı veriler üzerinden bir şirketin:
olsun.
Şirketin katma değeri 40.000.000 TL’dir.
Bu tutar alınabilecek destek tutarı değildir. Destek kapsamında satılabilecek dövizin TL karşılığına ilişkin limitin temelidir. %3 oranının geçerli olduğu ve diğer koşulların sağlandığı varsayımında, 40.000.000 TL’lik destekli satışın karşılığı 1.200.000 TL destek olur. Şirketin fiilen kullanabileceği limit, TCMB tarafından kesinleştirilen veriler ve önceki kullanımlar üzerinden belirlenir. Şirket içinde yapılan ön hesaplama, bankadan kullanılabilir limit teyidi alınmasının yerini tutmaz.
Firma satış limitinin yılda iki kez, esas olarak ocak ve temmuz aylarında güncellenmesi öngörülmüştür. Kullanılmayan limit sonraki takvim yılına devretmez. Faaliyet kârı verisi bulunmayan veya bu verinin limit hesabında kullanılmasını engelleyen olağandışı özellikler taşıyan firmalarda limit yalnızca işgücü maliyeti üzerinden hesaplanabilir. Talimatta, ilgili yılın faaliyet kârının e-YMM tam tasdik raporuyla tevsik edilmesi hâlinde bu tutarın hesaplamaya alınmasına yönelik özel bir yol da düzenlenmiştir. Bu, her başvuru için genel bir YMM tam tasdik zorunluluğu anlamına gelmez.
1 Ekim–31 Aralık 2026 döneminde firma satış limiti, hesaplanan tutarın %25’i olarak uygulanır.
Ayrıca normalde bir takvim yılı için belirlenmiş 100.000.000 TL’lik azami destek tutarı da bu dönem için dörtte bire indirilmiştir. Böylece 2026’nın son çeyreğindeki azami destek üst sınırı 25.000.000 TL olur.
Bu iki sınır farklıdır:
| Sınır | Neyi sınırlar? |
|---|---|
| Firma satış limiti | Destek kapsamında satılabilecek dövizin TL karşılığını |
| Azami destek tutarı | Firmaya ödenebilecek toplam desteği |
Katma değeri 40.000.000 TL olarak hesaplanan şirket için:
Son çeyrek satış limiti = 40.000.000 × %25 = 10.000.000 TL
Şirket, diğer şartları da sağlarsa bu dönemde 10.000.000 TL karşılığı döviz satışı üzerinden:
10.000.000 × %3 = 300.000 TL
destek alabilir.
Şirketin son çeyrekte 25.000.000 TL destek alabilmesi, yalnızca genel destek üst sınırının bu tutarda olmasına bağlı değildir. Kendi satış limitinin de buna imkân vermesi gerekir.
Bu kıst dönem hesabında, 1 Ekim 2026’dan önceki döviz satışları ve destek kullanımları son çeyrek limitlerinden düşülmez.
İhracat bedelinin yurda getirilmesi, İhracat Bedeli Kabul Belgesine bağlanması, satış yükümlülüğünün yerine getirilmesi ve ihracat hesabının kapatılması ayrı düzenlemelere tabidir.
Döviz dönüşüm desteği ise bu işlemlerle bağlantılı olmakla birlikte ayrıca uygunluk koşulları bulunan bir teşviktir.
| Konu | İhracat bedeli işlemleri | Döviz dönüşüm desteği |
|---|---|---|
| Temel işlev | İhracat bedeline ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmesi | Uygun döviz satışına destek sağlanması |
| Temel kontroller | Tahsilat, süre, İBKB ve hesap kapatma | Kaynak, pozisyon oranı, limit ve belgeler |
| Sonuç | İhracat mevzuatına uyum | Şartlar sağlanırsa ilave ödeme |
İhracat bedelinin TCMB’ye satılmış olması, desteğin otomatik olarak ödeneceği anlamına gelmez. Destek talebi ve belgeler, işlem öncesinde bankayla birlikte planlanmalıdır.
Uygulama Talimatı, farklı gelir türleri için farklı kontroller öngörmektedir:
| İşlem türü | Temel belge ve süre koşulu |
|---|---|
| Mal ihracatı | Talimatta belirtilen uygun süre açıklamalarını taşıyan İBKB ve gümrük beyannamesi |
| Döviz kazandırıcı hizmet | Kesin fatura tarihinden itibaren 180 gün içinde TCMB’ye satış ve fatura ibrazı |
| Serbest bölgeden yurt dışına satış | İdarece onaylanan çıkış tarihinden itibaren 180 gün içinde satış ve onaylı Serbest Bölge İşlem Formu |
| ETGB kapsamındaki ihracat | ETGB ve üç ay boyunca tek banka üzerinden işlem yapılmasına ilişkin beyan |
| Peşin mal ihracatı | Satış sırasında talep; ardından altı ay içinde uygun gümrük beyannamesi bilgisi ve pozisyon formu |
Peşin ihracatta sonradan sunulacak gümrük beyannamesinde ödeme şeklinin “Peşin Ödeme” olması ve beyanname tutarının en az TCMB’ye satılan döviz tutarını karşılaması gerekir.
Peşin ihracatta dövizin TL karşılığı satışta alınırken destek ödemesi, gerekli belgelerin ibrazından sonra gerçekleştirilir. Satış limiti ise döviz satışı sırasında kullanılır. Bu nedenle henüz alınmamış desteğin hemen tahsil edilecek bir tutar gibi nakit planına yazılması doğru olmaz.
Dövizin başka bir yurt içi bankadan aktarılması, tek başına kapsam dışında kalmasına yol açmaz. Ancak yurt dışı kaynağın SWIFT mesajı ve ilgili belgelerle izlenebilmesi gerekir. Ayrıca banka, ihracat bedelinin hesaba geldiği tarih ile destek talebi arasındaki dönemde bakiyenin gelen ihracat bedelinin altına düşmediğini ve hesabın ihracat dışı dövizlerle yeniden tamamlanmadığını kontrol eder. Bu nedenle tahsil edilen ihracat bedelinin kullanılıp daha sonra ortak transferi veya krediyle aynı bakiyeye getirilmesi, destek uygunluğunun korunmasını sağlamaz.
Yeni sistem, aracı ihracatçılar üzerinden ihracata katılan firmalar açısından da değerlendirilmelidir.
Peşin ihracat bedeli olmayan uygun dövizlerin, aracı ihracatçı tarafından tedarikçi veya imalatçı adına satılabilmesi için talimatta belirtilen belgeler bankaya sunulur. Bunlar arasında:
bulunmaktadır.
Bu işlemde döviz satışının tedarikçi veya imalatçı tarafından yapıldığı kabul edilir ve destek doğrudan bu firmanın hesabına aktarılır.
Üretici A şirketi, ürünlerini aracı ihracatçı B şirketi üzerinden yurt dışına satmaktadır. İlgili belgeler ve A şirketinin uygunluk koşulları sağlanarak A adına 2.000.000 TL karşılığı döviz satışı gerçekleştirilsin. %3 oranıyla hesaplanan 60.000 TL destek doğrudan A şirketine ödenir. Bu imkân, ihracatçıya mal satan her firmanın otomatik olarak destek alabileceği anlamına gelmez. Talimatta aranan aracılı ihracat ve belgelendirme yapısının kurulması gerekir. Döviz kazandırıcı hizmetlere aracılık eden firmalar açısından da bütün müşteri tahsilatı kendilerine ait gelir gibi değerlendirilemez. Aracının destekten kendi adına yararlanabileceği tutar, hak ettiği aracılık hizmeti bedeli üzerinden belirlenir.
Bazı işlemler, genel uygunluk şartları sağlansa bile ayrıca incelenmelidir:
Özellikle dış ticaret, finans ve muhasebe birimlerinin birbirinden bağımsız çalıştığı şirketlerde bu bilgiler başvuru öncesinde tek dosyada birleştirilmelidir.
Aracı bankalar, firmaya ödenen destek tutarının azami %1’i oranında komisyon tahsil edebilir. Bu oran, dönüştürülen dövizin TL karşılığına uygulanmaz.
İlk örnekteki 135.000 TL destek için azami komisyon:
135.000 × %1 = 1.350 TL
olur.
Bu durumda, komisyona ilişkin varsa vergiler ve şirketin gelir vergilemesi öncesinde kalan destek 133.650 TL’dir. İşlem öncesinde bankadan komisyon ve varsa buna bağlı vergileri içeren toplam maliyet alınmalıdır.
Muhasebede üç unsur ayrı takip edilmelidir:
Dövizin TL’ye çevrilmesi, ana tutarın tamamının yeniden gelir yazılması anlamına gelmez. Banka hesapları arasındaki dönüşüm kaydedilir; kayıtlı değerle satış bedeli arasındaki fark ayrıca muhasebeleştirilir.
Satılan 100.000 USD’nin muhasebedeki kayıtlı değerinin 4.300.000 TL olduğunu varsayalım. Satıştan elde edilen TL tutarı 4.500.000 TL, destek ise 135.000 TL olsun.
| Unsur | Tutar |
|---|---|
| Döviz hesabından çıkacak kayıtlı değer | 4.300.000 TL |
| TL hesabına giren satış bedeli | 4.500.000 TL |
| Olumlu kur farkı | 200.000 TL |
| Ayrı izlenecek destek geliri | 135.000 TL |
Tek Düzen Hesap Planını kullanan işletmelerde olumlu kur farkı 646 Kambiyo Kârları hesabında; destek ise niteliğine uygun ayrı bir gelir alt hesabında izlenebilir. Destek için 602 Diğer Gelirler hesabında özel bir alt hesap kullanılması, izlenebilirliği sağlayan bir muhasebe yaklaşımıdır; TCMB Talimatının zorunlu kıldığı hesap kodu olarak değerlendirilmemelidir.
Destek alınması, tek başına kurumlar vergisi istisnası doğurmaz. Genel vergileme yaklaşımında destek geliri kurum kazancına dâhil edilir; özel bir istisna veya farklı uygulama varsa ayrıca yasal dayanağı ortaya konulmalıdır. Kurumlar Vergisi Kanununun 6’ncı maddesindeki safi kurum kazancı esası bu değerlendirmenin temelini oluşturur. Destek gelirinin hangi dönemde kaydedileceği, hakkın ne zaman kesinleştiği üzerinden değerlendirilmelidir. Özellikle peşin ihracatta, başvuru yapılmış olması ile destek alacağının kesinleşmesi aynı aşama değildir. KDV bakımından ise ödeme, şirketin TCMB’ye sunduğu bir mal veya hizmetin bedeli niteliğinde olmadığından, genel destek ödemeleri yaklaşımı çerçevesinde KDV hesaplanmaması yönünde değerlendirilir. Bu, teslim veya hizmet karşılığı olmayan desteklere ilişkin genel ilkenin uygulamaya yönelik yorumudur.
Yeni başvurularda bir ay döviz almama şartının kaldırılması, 1 Ekim 2026’dan önce verilmiş taahhütleri ortadan kaldırmaz. Geçiş hükümlerine göre eski dönemde verilen taahhütlerin ihlalinde eski uygulama hükümleri uygulanır. Aynı şekilde 1 Ekim öncesinde satılmış peşin ihracat bedellerine ilişkin destek işlemleri de eski talimat çerçevesinde yürütülür. Örneğin Eylül ayında destek alarak döviz almama taahhüdü veren bir şirket, taahhüt süresi ekim ayında devam ederken yalnızca yeni düzenlemeyi gerekçe göstererek döviz alımına başlamamalıdır. Önceki işlemden doğan yükümlülük ayrıca kontrol edilmelidir.
Yanlış pozisyon bildirimi, uygun olmayan dövizin destek kapsamına alınması veya gerçeğe aykırı belgelerle yararlanılması yalnızca alınan desteğin geri verilmesiyle sonuçlanmayabilir. Uygulama Talimatı; kur etkisi, faiz ve ilgili BSMV tutarlarını içeren geri tahsilatın yanında, destek ve TCMB kaynaklı kredi başvuruları bakımından süreli kısıtlamalar öngörmektedir. Genel düzenlemede ilk tespit için ödeme tarihinden itibaren bir yıl, sonraki tespitlerde üç yıl kısıtlama bulunmaktadır. Tespit kapsamındaki toplam destek tutarının 100.000 TL’yi aşmaması ve hesaplanan tutarın ödenmesi hâlinde süre kısıtlamasının uygulanmamasına ilişkin hüküm de vardır. Bununla birlikte TCMB’nin, olayın niteliğine göre ayrıca değerlendirme yapma yetkisi bulunmaktadır.
Geri ödeme tamamlanıncaya kadar kontrol ilişkisi bulunan diğer firmaların destek ve TCMB kaynaklı kredi talepleri de etkilenebilir. Bu nedenle risk, bazı şirket gruplarında tek bir tüzel kişilikle sınırlı kalmayabilir. Ayrıca ihracat şirketin kastı veya kusuru olmadan iptal edilse dahi, iptal edilen ihracat bedeli üzerinden alınan destek iade edilir.
Destek, esas olarak TL işletme sermayesine ihtiyaç duyan firmalar açısından değerlendirilmelidir. Maaş, vergi ve yurt içi tedarikçi ödemeleri için kullanılacak dövizin uygun şekilde dönüştürülmesi, şirkete ek kaynak sağlayabilir. Buna karşılık yakın vadede ithalat, lisans, kredi veya başka bir döviz ödemesi bulunan şirketlerde kararın para birimi bazında nakit akışıyla birlikte alınması gerekir.
Örneğin bir şirket 100.000 USD’yi 45 TL’den dönüştürüp 135.000 TL destek alsın. Daha sonra aynı tutarda döviz ihtiyacı doğar ve alım kuru 46,50 TL’ye çıkarsa, yalnızca kur değişiminden kaynaklanan ek maliyet 150.000 TL olur. Alış-satış farkı ve komisyonlar da düşünüldüğünde destek avantajı ortadan kalkabilir. Bu örnek bir kur tahmini değildir; destek oranının tek başına karar ölçütü olamayacağını gösterir.
İşlem öncesinde şirketin şu hazırlıkları tamamlaması gerekir:
Döviz dönüşüm desteğinden sağlıklı biçimde yararlanmanın anahtarı, banka başvurusundan önce finans ve muhasebe hazırlığını tamamlamaktır. Yeni sistemde şirketin ne kadar döviz tahsil ettiği kadar, ne kadar katma değer ürettiği ve bu dövizi hangi finansal yapı içinde tuttuğu da belirleyicidir.
Bu yazı 3 Ekim 2026 itibarıyla yürürlükte bulunan uygulama esasları dikkate alınarak hazırlanmıştır. Örneklerdeki döviz kurları varsayımsaldır.
Durumunuzu mali müşavirimizle birlikte değerlendirip atmanız gereken adımı netleştirebilirsiniz.
Görüşme Talep Et